Akdeniz Göç Araştırmaları

Akdeniz Göç Araştırmaları ABD

Toplumsal alanların çoklu alanlarına ve katmalarına sirayet eden ve küresel bir problem haline gelen ulusötesi göç hareketliliği, kapsam ve boyutlarıyla, devletleri; ikili, bölgesel ya da bölgeler arası işbirlikleri geliştirmeye ve örgütlenme temelinde buluşmaya zorlamaktadır. Akdeniz havzası, küresel ve bölgesel krizlerin türbülansında ve ulusötesi göç hareketliliğinin merkezinde yer alan bir coğrafyadır. Türkiye ise bu coğrafyanın kalbidir: Göç hareketliliği için de kaynak, hedef ve transit bir ülke konumundadır. Ayrıca dünyanın en büyük mülteci nüfusuna ev sahipliği yapmaktadır. Bununla birlikte; iç göç, dış göç, düzensiz göç, zorunlu göç, mekik göç, sarkaç göç, tersine göç, dışarıdan göç, ekonomik göç, beyin göçü, illegal göç gibi göçün her türlü varyasyonuna maruz kalan Türkiye; insani, siyasi, sosyal, kültürel ve ekonomik alanlardaki bir dizi sorunların üstesinden de gelmeye çalışmaktadır. Dolayısıyla ulusal ve uluslararası göç hareketliliği, Akdeniz ülkeleri ve özellikle Türkiye açısından sadece tanımlama ve sınıflama yapılması gereken bir mesele değil, aynı zamanda “anlama” ilişkisi çerçevesinde ele alınması gereken çoklu ve disiplinlerarası bir olgudur. Akdeniz havzası Türkiye özelinde göç ve göçe dair geliştirilen perspektifler gerek medya, gerekse kamusal alanda ağırlıklı olarak göçmen ve mülteciler merkez alınmak suretiyle tartışılmakta ve konular o doğrultuda işlenmektedir. Bu bağlamda, (göç) alıcı toplumlarca ortaya konulan reaksiyonlar, ırkçılık, göçmen/mülteci/sığınmacı karşıtlığına yönelik reflekse evrilmektedir. Ancak akademik bağlamda göç konusu, çoklu ve disiplinlerarası çalışmalar, siyaset, dış politika, uluslararası ticaret ve hukuk bağlamının dışına çıkmamış, somut anlamda göç alan toplumların psiko-sosyal durumlarını irdelemeye yönelmemiştir. Bu durum, kültürel karşılaşmalar temelinde gelişen çatışmalar, ulusal/uluslararası medyalardaki algı oluşumu ve ilgili toplumlarda doğan göç karşıtı tepkimeler değerlendirildiğinde incelenmeye değer bir husus olarak eksikliğini hissettirmektedir. Öte yandan, teori, konsept ve araştırma bulgularının göçe muhatap (alıcı) toplumlar için genel-geçerlilik durumlarının değerlendirilmesi, göçmen/mülteci/sığınmacı entegrasyon/birlikte yaşama/uyum süreçlerinin titizlikle ele alınması, ulus-devlet modeli vatandaşlık, kimlik ve aidiyet gibi kavramların göçlerle beraber ilgili toplumlardaki yansımaları, medya ve algı yönetimi, kültürel çatışma noktalarının analizleri daha detaylı incelemeye gebe konular olarak karşımıza çıkmaktadır. Yine, göçmen topluluklara karşı alıcı topluluklarda oluşan problem(leştirme) algısı, buna ilişkin davranış ve tutum modelleri, alıcı toplumlardaki kültürel değerler sistemine farkındalığın yaratılması da öncelik verilmesi gereken konular arasındadır. Bu noktada uyum süreci, etnozentrizm ve asimilasyon durum analizleri, göçmen-alıcı toplum psiko-sosyolojik durum değerlendirmeleri ve göç alan ülke için “melting pot” noktaları yaratılması da gerekmektedir.

Akdeniz Uygarlıkları Araştırma Enstitüsü’nün vizyon ve amaçlarına uygun olarak, çoklu ve disiplinlerarası bir çalışma alanına sahip bir çatı altında (enstitüde), Akdeniz çanağında yer alan ülkeleri de kapsayan ve özelde Türkiye’deki göç hareketliliğinin her türlü varyasyonunu dikkate alan, “Akdeniz Göç Araştırmaları Anabilim Dalı” 2019 yılında kurulmuş ve 2019-2020 Eğitim-öğretim yılının bahar dönemi itibariyle öğrenci alımı gerçekleştirmiştir. 

Akdeniz Göç Araştırmaları Anabilim Dalı, Akdeniz coğrafyası özelinde, ulusal ve uluslararası ölçekteki göç çalışmaları ve politikalarıyla ilgili olarak faaliyet gösteren çeşitli kurum ve kuruluşlara bilgi aktarımı sağlayan, aynı zamanda söz konusu birimlerde istihdam edilebilir uzman kişiler yetiştiren, problem alanlarının tespitine ve çözüm arayışlarına katkı sağlayabilen, bu noktada ürün ve hizmet modelleri geliştiren disiplinlerarası projelerin yürütülebileceği, güncel yaklaşımların tartışıldığı, öğretim üyesi ve öğrenci değişim programlarının olduğu bir program olarak faaliyetlerine devam etmektedir. 

Akdeniz Göç Araştırmaları ABD Başkanı

Doç. Dr. Hasan Hüseyin AYGÜL

Akdeniz Uygarlıkları Araştırma Enstitüsü

Akdeniz Uygarlıkları Araştırma Enstitüsü, tarih, arkeoloji, epigrafi, nümiz­matik, sosyoloji, sosyal antropoloji, edebiyat, halk bilimi ve mimarlığa değin geniş bir akademik ağdan yararlanarak Akdeniz’i bir bütün olarak ve karşılaştırmalı bir biçimde araştırma çabası içinde ola­caktır. MCRI, Akdeniz Uygarlıkları’nın maddi ve manevi kültür ürünlerinin tümünü görev alanı içinde ele almayı, bunlarla ilgili ulusal ve uluslararası arşiv belgelerini toplamayı, yazılı ve sözlü tanıklıklar ile her türlü görsel/işitsel bilgiyi derlemeyi ve söz konusu malzemeler­den elde edilen bilimsel verilerin araştırma, yayın, eğitim-öğretim, sergiler ve internet aracılığıyla tanıtıl­masını sağlayacaktır.

CEDRUS

Akdeniz Uygarlıkları Araştırması Enstitüsü tarafından hazırlanan Cedrus, Tür­kiye tarihsel coğrafyası perspektifinde Akdeniz Hav­zası’nın kültür-tarih birikimini inceleyen Eskiçağ, Ortaçağ ve Yeni-Yakınçağ tarihi uzmanları için tartışma zemini bulacakları disiplin­lerarası bir süreli yayın olmayı hedeflemektedir. CEDRUS, farklı disiplinlerden gelen bilim insanları arasında diyaloğun geliştirilmesi, var olan bilginin güncellenmesi ve yaygınlaştırıl­ması süreçlerine katkı sağlayacak özgün ve bilim­sel çalışmaları akademi dünyasının ilgisine sun­mayı amaçlar. CEDRUS uluslararası hakemli bir dergi olup yılda bir kez yayımlanır.

İletişim

Akdeniz Üniversitesi, Akdeniz Uygarlıkları Araştırma Enstitüsü, Dumlupınar Bulvarı, Kampüs, Antalya PK: 07058

Tel: 0 242 227 7690
Tel: 0242 310 61 75 (fax)