Akdeniz Havzası Coğrafyası Araştırmaları

Akdeniz Havzası Coğrafyası Araştırmaları

Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarının birbirine en fazla yaklaştığı alanda yer alan, bu eski kara kütlelerinin çevrelediği bir iç deniz olan Akdeniz havzası, bölgesi yalnızca kıyılarında köklenip gelişen temel bilimler, yazı ve teoloji ile değil aynı zamanda Mısır, Hitit, Fenike, Helen, Roma, Doğu Roma, İslam, Selçuklu ve Osmanlı gibi dünya tarihine yön veren en önemli medeniyetlere ev sahipliği yapmış olmasıyla da kendine has özellikleri ile özgün bir coğrafyadır. Akdeniz Havzası; Güney Avrupa ülkeleriyle batı medeniyetine, Kuzey Afrika ülkeleriyle Arap medeniyetine, Ön batı Asya ülkeleri ile kadim birçok kültürü barındırırken ve özellikle Türkiye ile Türk medeniyetine ev sahipliği yapmaktadır.  Bu medeniyetlerden Roma, Doğu Roma, Emevi, Abbasi, Fatımi, Eyyûbi, Memluk, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde, felsefe, bilim ve üç büyük semavi dinin sağladıkları kültürel ve tarihsel katkı, Akdeniz’in sınırlarını aşarak tüm insanlık tarihinin birikimini oluşturan ortak belleğe dönüşmüştür. Geçmişte olduğu gibi günümüzde de bölge önemini korumaktadır. Havza çevresinde ekonomik sosyal gelişmesini tamamlamış bölgelerle ile gelişmekte olan bölgeler ve geri kalmış bölgeler iç içe ve yan yana bulunmaktadır. Kalkınma ve geri kalma, kültürel düzeyle doğrudan ilişkilidir. Bölgeleri birbirinden farklı kılan faktörler, ancak kültürel perspektifle anlaşılabilir. Analitik ve sentetik çözümlemeler ise coğrafi araştırmalarla mümkündür. Çünkü doğal ve beşeri bilimlerin her ikisini de öğretim programlarında birleştiren tek disiplin Coğrafya’dır.

Akdeniz Havzasına kıyısı bulunan 20 ülke yer almaktadır. Bunlar; İspanya, Fransa, Monako, İtalya, Slovenya, Hırvatistan, Bosna-Hersek, Arnavutluk, Karadağ, Yunanistan, Türkiye, Suriye, Lübnan, İsrail, Filistin, Mısır, Libya, Tunus, Cezayir, Fas, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve Malta’dır.

Harita: Akdeniz Havzası Coğrafyası

Havzanın doğal özellikleri, nüfus, kültür, din, dil, ırk ve etnik yapı, siyasi, yerleşme, enerji kaynakları, madenleri, sanayi, turizm, ulaşım, ticaret bölgelerinin detaylı bir şekilde incelenmesi gerekmektedir. Balkanlarda, Kafkaslarda, Ortadoğu’da olduğu gibi yakın zamanda hemen yanı başımızda Doğu Akdeniz’de cereyan eden olaylar ülkemiz tarafından yakından takip edilmekte ve gereği yerine getirilmektedir. Sahanın doğal coğrafya özelliklerinden beşeri coğrafyasına kadar yapılacak bilimsel çalışmaların önemi açıktır. Tüm gelişmiş dünya ülkelerinde olduğu gibi ülkemiz için de bölgesel çalışmaların yapılması, ülke yönetimine sunulması kadar gerekli donanıma sahip uzmanların ayrıcalıklı bölge, havza bazında yetiştirilmesi önemlidir. Başta Fransa ve İtalya gibi birçok Akdeniz ülkesinde Akdeniz Havzası Araştırmalarına yönelik enstitüler kurulmuş ve havza ile ilgili bölgesel coğrafya araştırmaları olanca hızıyla devam etmektedir.  Akdeniz’e en uzun sınıra sahip ülkelerden birisi konumunda olan, büyük imparatorlukların/devletlerin mirasçısı olarak tarihi bir misyonu olan, gençliği ve gücü ile büyük bir dinamizme sahip Türkiye’nin etki alanı ve egemenlik sahasına giren Akdeniz havzasına ilgisiz kalmasını beklemek haksızlık olur.

Akdeniz Uygarlıklarının maddi ve manevi kültür ürünlerinin tamamını bir bütün olarak ele alıp, karşılaştırmalı bir biçimde araştırmak amacıyla kurulan Enstitümüz, Akdeniz Havzası Coğrafyası Araştırmaları Anabilim Dalı araştırmacılara, sahanın hem doğal coğrafya özelliklerini hem de beşeri coğrafya özelliklerini ayrıntılı bir şekilde tanıtmayı, bölgesel farklılıkları karşılaştırmayı ve sentez yapma becerisini kazandırmayı ve analiz yapma yetkinliğine kavuşturmayı hedeflemektedir. Anabilim Dalımızın misyonu, Enstitümüz tüzüğünde belirtilen işlev, amaç ve ilkelere uygun olarak, Akdeniz Havzasının Coğrafyasını araştırarak bu alandaki bilgi birikiminin kurumsallaştırılmasına hizmet etmektedir.

Akdeniz Havzası Coğrafyası Araştırmaları Anabilim Dalı, Akdeniz Havzası Coğrafyası’nın doğal ve beşeri coğrafyasının araştırılmasına, anlaşılabilmesine ve ilgililerin hizmetine sunulmasına katkı sağlayacaktır. Böylece bugünkü Türkiye’nin Akdeniz havzasındaki hâkimiyetinin anlaşılmasında çok önemli bir rol oynayacaktır. Bu durum geçmişte var olan durumun anlaşılması ile bugünün ve devamında yarının Türkiye’si ve çevresindeki olaylar silsilesinin anlaşılabilmesine imkân sağlayacak olayları analiz edebilecek ve var olan Akdeniz Havzasındaki sorunların sebep ve sonuçları ile çözümler üretebilecek bilim insanların yetişmesine, aynı zamanda toplumun aydınlatılmasına katkı sağlayacaktır.

Doğa Bilimleri alanından Sosyal Bilimler alanına farklı disiplinlerden gelen araştırmacılar için Akdeniz Havzası’nın fiziki ve beşeri coğrafyasının bütüncül bir yaklaşımla mekân-insan ilişkisinde inceleyen ve çok katmanlı ve kronikleşmiş sorun alanlarının derinlemesine kavranmasına ve bunlara çözüm önerileri getirilmesine olanak sunacaktır. Akdeniz Havzası Coğrafyası Araştırmaları Anabilim Dalı, yüksek lisans programı disiplinler arası bir prog­ram olduğu için Sosyal Bilimler alanında sosyoloji, tarih, felsefe, hukuk, uluslararası ilişkiler, jeoloji, biyoloji gibi yüksek lisans programlarıyla işbirliği içinde olacaktır. Havzanın mekân insan ilişkisi bağlamında yapılacak araştırmaları diğer disiplinler için bir altlık oluşturabilecektir. Coğrafya biliminin araştırma alanı yeryüzündeki bütün olayları kapsaması bakımından çok geniştir ve disiplinler arası bir bilimdir. Ancak özel araştırma yöntemleri ve özellikle bütüncül yaklaşımı ile diğer disiplinlerden ayrılır. Coğrafya biliminin temel amaçlarından analiz, sentez ve çözümleme zorunluluğu Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS), Modelleme ve İstatistik Veri Analizi yöntemlerini kullanmayı gerektirir. Coğrafya, özel yöntemleri ve bütüncül yaklaşımı ile sorun belirleme ve çözüm üretme kapsamında insan ve yer ile ilgili diğer disiplinlerin verilerine gerek duyar. Çağdaş dünyadaki uzmanlaşma eğilimleri çerçevesinde Coğrafya disiplini, inceleme alanındaki temel farklılığa bağlı olarak Fiziki Coğrafya ve Beşeri Coğrafya şeklinde başlıca iki bilim dalına ayrılır. Genel olarak bu bilim alanlarının inceleme konuları şunlardır: Fiziki coğrafya bilim dalı, genel olarak paleocoğrafya, kayaçlar coğrafyası, jeomorfoloji, klimatoloji, toprak coğrafyası, hidrografya, bitki coğrafyası, hayvanlar coğrafyası, doğal afetler coğrafyası alanlarını kapsamaktadır. Beşeri coğrafya bilim dalı, tarihi coğrafya, nüfus coğrafyası, kırsal ve şehirsel yerleşme coğrafyası, siyasi coğrafya, kültürel coğrafya, ekonomik coğrafya, hammaddeler coğrafyası, sanayi coğrafyası, hizmetler coğrafyası, tarım coğrafyası gibi alanları kapsamaktadır.

Akdeniz Havzası Coğrafyası özelinde, ulusal ve uluslararası ölçekte uzman kişiler yetiştiren, problem alanlarının tespitine ve çözüm arayışlarına katkı sağlayabilen, disiplinler arası projelerin yürütülebileceği, güncel yaklaşımların tartışıldığı, öğretim üyesi ve öğrenci değişim programlarının olduğu bir anabilim dalıdır.

Akdeniz Havzası Coğrafyası Araştırmaları Anabilim Dalı, Akdeniz Uygarlıkları Araştırma Enstitüsü bünyesinde 2019-2020 Eğitim – Öğretim yılı Güz döneminde kurulmuştur. 2019-2020 yılı Eğitim – Öğretim yılı Güz dönemine 8, Bahar dönemine 7 olmak üzere toplam 15 yüksek lisans öğrencisi alarak eğitim öğretim faaliyetlerini yürütmektedir.

ANABİLİM DALI BAŞKANI

Prof. Dr. Cemali SARI

 

Akdeniz Uygarlıkları Araştırma Enstitüsü

Akdeniz Uygarlıkları Araştırma Enstitüsü, tarih, arkeoloji, epigrafi, nümiz­matik, sosyoloji, sosyal antropoloji, edebiyat, halk bilimi ve mimarlığa değin geniş bir akademik ağdan yararlanarak Akdeniz’i bir bütün olarak ve karşılaştırmalı bir biçimde araştırma çabası içinde ola­caktır. MCRI, Akdeniz Uygarlıkları’nın maddi ve manevi kültür ürünlerinin tümünü görev alanı içinde ele almayı, bunlarla ilgili ulusal ve uluslararası arşiv belgelerini toplamayı, yazılı ve sözlü tanıklıklar ile her türlü görsel/işitsel bilgiyi derlemeyi ve söz konusu malzemeler­den elde edilen bilimsel verilerin araştırma, yayın, eğitim-öğretim, sergiler ve internet aracılığıyla tanıtıl­masını sağlayacaktır.

CEDRUS

Akdeniz Uygarlıkları Araştırması Enstitüsü tarafından hazırlanan Cedrus, Tür­kiye tarihsel coğrafyası perspektifinde Akdeniz Hav­zası’nın kültür-tarih birikimini inceleyen Eskiçağ, Ortaçağ ve Yeni-Yakınçağ tarihi uzmanları için tartışma zemini bulacakları disiplin­lerarası bir süreli yayın olmayı hedeflemektedir. CEDRUS, farklı disiplinlerden gelen bilim insanları arasında diyaloğun geliştirilmesi, var olan bilginin güncellenmesi ve yaygınlaştırıl­ması süreçlerine katkı sağlayacak özgün ve bilim­sel çalışmaları akademi dünyasının ilgisine sun­mayı amaçlar. CEDRUS uluslararası hakemli bir dergi olup yılda bir kez yayımlanır.

İletişim

Akdeniz Üniversitesi, Akdeniz Uygarlıkları Araştırma Enstitüsü, Dumlupınar Bulvarı, Kampüs, Antalya PK: 07058

Tel: 0 242 227 7690
Tel: 0242 310 61 75 (fax)