Unesco Sualtı Kültür Mirası Toplantıları

21.Uluslararası Kemer Sualtı Günleri

Webinar: Kutuplar ve Türkiye– Prof. Dr. Burcu ÖZSOY

Bağlantı İçin Tıklayınız

Sempozyum: Uluslararası XII. Türk Deniz Ticareti Tarihi Sempozyumu

Uluslararası Türk Deniz Ticareti Tarihi Sempozyumu’nun On ikincisi Akdeniz Üniversitesi, Akdeniz Uygarlıkları Araştırma Enstitüsü ve Tarih Bölümü’nün ev sahipliğinde 11-13 Kasım 2021’de düzenlenecektir.

Tarih boyunca Akdeniz, çevresinde kurulan uygarlıkların yüzünü döndüğü ve temel politikalarını belirlediği bir alan olmuştur. Yüzyıllar boyunca onlarca uygarlığa ev sahipliği yapan Akdeniz, ekonomisinin ağırlık merkezi olmuştur. Özellikle Doğu Akdeniz tarihsel süreçte iktisadi menfaatlerin çatışma merkezi haline gelmiştir. Bu bağlamda sempozyumda Antalya ve Doğu Akdeniz’deki limanların Türk Deniz Ticareti tarihindeki yerini değerlendiren tarih, iktisat, siyaset, arkeoloji, hukuk ve sosyoloji gibi alanlardan sunulacak çalışmalar ile disiplinler arası akademik bir bakış açısına ulaşılması hedeflenmektedir.

Webinar: Türk Mitolojisinde Deniz – Prof. Dr. Aynur KOÇAK

Senex: 5. Lisansüstü Yaşlılık Çalışmaları Kongresi 29-30 Ekim 2021

Karantina, Kapatılma, Kriz

Pandemi ve Yaşlanma

Senex: V. Lisansüstü Yaşlılık Çalışmaları Kongresi 29-30 Ekim 2021 tarihlerinde çevrimiçi olarak gerçekleştirilecektir. Senex kongrenin 2021 yılı teması Pandemi ve Yaşlanma: Karantina, Kapatılma, Kriz olarak belirlenmiştir.

Dünya sağlık Örgütü (DSÖ) 2020 yılının Mart ayına gelindiğinde Covid-19 virüsünün yayılımını değerlendirerek onu küresel bir salgın olarak tanımladı. Önce Asya’dan ardından Avrupa’dan gelen bilgilerde Covid-19 kaynaklı can kayıpları yaş gruplarına göre sunuluyordu. Virüsten etkilenenlerin ve yaşamını yitirenlerin çoğunlukla yaşlılar olduğu vurgulanıyor; yaşlı insanların korunması gerektiği konusunda çağrılar yapılıyordu. Nitekim İtalya’da kayıpların bir hayli yüksek olmasının nedeni İtalya’nın Avrupa’nın en yaşlı ülkesi olmasına bağlanmıştı. Oysa sonrasında yöneticilerin verdiği hatalı kararların can kayıplarını artırdığı öğrenilecekti.

Birçok ülke pandemiyi durdurmak amacıyla tedbirler almaya başladılar. Bunlar virüsün yayılmasını engellemek üzere insanların hareketliliğini kısıtlamaya yönelik tedbirlerdi. Zira mesele sadece bir sağlık sorunuyla sınırlı değildi, yaşananlar aynı zamanda toplumsal bir krizdi. Türkiye’de ise “evde kal”, “ellerini yıka” ve “maske tak” çağrıları yapılıyor; yurttaşların dikkatli olması isteniyordu.

Türkiye’de ilk vakanın tespit edilmesinden 10 gün sonra, 21 Mart 2020 tarihinde yaşlıların sokağa çıkmaları yasaklandı. Bu karardan yaklaşık 1 ay sonra 20 yaş altındaki insanlara yönelik kısıtlamalar getirildi. Bu süreçte, Türkiye, kronolojik yaşa bağlı olarak yasak ve karantina uygulayan ilk ülkeydi.

Küresel düzeyde son bir yıl içinde yaşananları düşündüğümüzde Covid-19 pandemisi dünyayı birçok açıdan değiştirdi. Pandemi sırasında ageism (yaş ayrımcılığı) yaygınlaştı. Süresiz, sınırsız ve denetimsiz biçimde uygulanan kapatılma, yaşlı insanların haklarını ihlal etmekle kalmadı. Aynı zamanda yaşlıların, yaşlılığın ve yaşlanmanın toplumsal görünümlerini dönüştürdü. Yaşlılar tehlike altındaki insanlar olmaktan çıktı, tehlikeli insanlar olarak damgalandı. Oysa yaşlılar homojen toplumsal bir grup değil; yaşlılık dönemi ve yaşlanma deneyimi bir hayli özgün. Toplumsal köken yaşlanma sürecini derinden etkiliyor, farklılaştırıyor, çeşitlendiriyor.

Covid-19 pandemisi küresel düzeyde yaş ayrımcılığını yaygınlaştırdı, yaşa iliştirilen negatif tutumları ve yaşlılara karşı sergilenen davranışları da dönüştürdü. Böylesi bir dönüşüm kuşaklararası dayanışmayı derinden sarsıyor. Çocuklar, gençler, yetişkinler ve yaşlılar arasında derinleşen ayrım, yaşa dayalı olarak parçalanmış bir toplumun göstergesi. Oysa küresel demografik eğilimler, içinde bulunduğumuz yüzyılda, çocuklar, gençler ve yetişkinlerin ömürlerini daha fazla yaşlı olarak geçireceğini ortaya koyuyor.

Karantina, kapatılma, krizlerle geçen pandemi dönemi düşünüldüğünde, acaba böylesi bir türbülans çağında yolumuzu nasıl bulacağız? Kuşaklararası dayanışmayı tesis etmek için mekanı ve hizmetleri nasıl dönüştürebiliriz? Kuşakların bir arada katılımını nasıl sağlayabiliriz? Ayrımcılıkla etkin biçimde nasıl mücadele edeceğiz? Krizlerde, karantina ve kapatılma dönemlerinde edindiğimiz birikim yaratıcı ve kapsayıcı tasarım için bir davet olabilir mi? Pandemide farklı kuşakların bakım ihtiyacını karşılamak için hak temelli hizmetleri üretmek mümkün mü? Hayatın her alanında hızla etkinleşen bilgi ve iletişim teknolojileri eşitsizliklerle mücadelede etkin bir araç olabilir mi? Yerel yönetimlerin pandemi döneminde edindikleri deneyim yaş dostu çevreleri ve hizmetleri geliştirmede katkı sağlar mı? Bilim insanları ve araştırmacılar pandemi döneminde ne yaptılar? Pandemi araştırma deneyimlerini nasıl etkiledi? Karantina, kapatılma ve krizler araştırma deneyimine ne tür bir dönüştürücü etki yaptı?

Tüm bu sorular ve daha fazlası bulguya dayalı olarak yanıtları bekliyor. Hızla yaşlanma sürecindeki bir toplumun çocukları, gençleri, yetişkinleri ve yaşlıları, kısacası günümüz kuşakları ve geleceği için, pandemi ve yaşlanma Senex kongresinde tartışmaya açılıyor. Sosyal, idari ve beşeri bilimler, sosyoloji, psikoloji, gerontoloji, sosyal hizmetler, iletişim, iktisat, kamu yönetimi, tarih, felsefe, coğrafya, arkeoloji, sanat, hukuk ve mimari gibi disiplinlerin, pandemi ve yaşlanma başlığında söyleyecekleri tüm sözleri için Senex Kongre 29-30 Ekim 2021 tarihlerinde sizleri buluşmaya davet ediyor.

Sualtı Kültür Mirası Anabilim Dalı Yüksek Lisans Programı: “Uluslararası Deniz Hukuku Tahtında Sualtı Kültürel Mirası II” dersi kapsamında teams üzerinden gerçekleşecektir.

Sualtı Kültür Mirası Anabilim Dalı Yüksek Lisans Programı: “G20 ASU5007 Kültürel Miras Yönetimi ve Deniz” dersi kapsamında teams üzerinden gerçekleşecektir.

Online Sergi: Mavi Uygarlıklar Sualtı Kültür Mirası Fotoğraf Sergisi

Sergiye ulaşmak için lütfen tıklayınız.

Sergi: Two In One – Safiye BAYRAKTAR [15 Nisan – 17 Mayıs 2019]

 

TWO IN ONE

Varoluş bağlamında kadın imgesi etrafını çevreleyen; toplum, kültür, siyaset, ideoloji, sanat vb. bir çok çerçeve bulunmaktadır. Bu fikirden yola çıkarak yanıt almak yerine belki de soru sorduran ve aynı zamanda cevaplarını da içinde barındıran bir sergidir. Serginin başlığı olan ‘TWO IN ONE’, Kadın ve diğerlerini temsil etmektedir. Zamanı, sonsuzluğu ya da çoktan tükenmiş olanı, ironik bir biçimde kavramsal açıdan tuval üzerine dökmüştür. Bu bağlamda; kültür ve sansür karması alt metinleri olan betimlemeler ile bir kısmı bilim ve bir kısmı da gelenek ile düğümlenen 15 farklı kadının hikayesi yer almaktadır. Tarih çizgisi içinde yer almış yada kenarından geçmiş olan 15 insanın bulunduğu bir resim seçkisi…

Akdeniz Uygarlıkları Araştırma Enstitüsü Akdeniz Ortaçağ Araştırmaları Anabilim Dalı Sanat Etkinliklerinin 2. si olan “Two in One” resim sergisinin açılışı Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Ünal ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Eyüp Sabri Topal’ın katılımlarıyla 15 Nisan 2019 tarihinde gerçekleştirilmiştir. Sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği sergi Ressam Safiye Bayraktar’ın eserlerinden oluşmaktadır. Küratörlüğünü Akdeniz Uygarlıkları Araştırma Enstitüsü Akdeniz Ortaçağ Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Ekin Kaynak Iltar’ın yapmış olduğu sergi 17 Mayıs 2019 tarihine kadar ziyaretçiye açık olacaktır.

 

 

Akdeniz Uygarlıkları Araştırma Enstitüsü

Akdeniz Uygarlıkları Araştırma Enstitüsü, tarih, arkeoloji, epigrafi, nümiz­matik, sosyoloji, sosyal antropoloji, edebiyat, halk bilimi ve mimarlığa değin geniş bir akademik ağdan yararlanarak Akdeniz’i bir bütün olarak ve karşılaştırmalı bir biçimde araştırma çabası içinde ola­caktır. MCRI, Akdeniz Uygarlıkları’nın maddi ve manevi kültür ürünlerinin tümünü görev alanı içinde ele almayı, bunlarla ilgili ulusal ve uluslararası arşiv belgelerini toplamayı, yazılı ve sözlü tanıklıklar ile her türlü görsel/işitsel bilgiyi derlemeyi ve söz konusu malzemeler­den elde edilen bilimsel verilerin araştırma, yayın, eğitim-öğretim, sergiler ve internet aracılığıyla tanıtıl­masını sağlayacaktır.

CEDRUS

Akdeniz Uygarlıkları Araştırması Enstitüsü tarafından hazırlanan Cedrus, Tür­kiye tarihsel coğrafyası perspektifinde Akdeniz Hav­zası’nın kültür-tarih birikimini inceleyen Eskiçağ, Ortaçağ ve Yeni-Yakınçağ tarihi uzmanları için tartışma zemini bulacakları disiplin­lerarası bir süreli yayın olmayı hedeflemektedir. CEDRUS, farklı disiplinlerden gelen bilim insanları arasında diyaloğun geliştirilmesi, var olan bilginin güncellenmesi ve yaygınlaştırıl­ması süreçlerine katkı sağlayacak özgün ve bilim­sel çalışmaları akademi dünyasının ilgisine sun­mayı amaçlar. CEDRUS uluslararası hakemli bir dergi olup yılda bir kez yayımlanır.

İletişim

Akdeniz Üniversitesi, Akdeniz Uygarlıkları Araştırma Enstitüsü, Dumlupınar Bulvarı, Kampüs, Antalya PK: 07058
mcri@akdeniz.edu.tr
Tel: 0 242 227 7690
Tel: 0242 310 61 75 (fax)